|
|
Sigarayla Savaşanlar Vakfı Başkan Yardımcısı Kıyas
Güngör, bağımlılık yaratan tüm maddeler arasında,
sağlığı ve yaşam dengesini bozan, en fazla ölüm ve
hastalıklara neden olan maddenin sigara olduğunu
söyledi.
Güngör, gelişmiş ülkelerde sigara tüketiminin
giderek azaldığını, fakir ve gelişmekte olan
ülkelerde ise sigara tüketiminin giderek artığını,
Türkiye'nin dünya genelinde sigara tüketiminde 7.
sırada yer aldığını belirtti.
Sigara tüketiminden en çok zarar görenlerin anne
karnındaki bebekler olduğunu ifade eden Güngör,
şöyle konuştu:
"Sigara içen annelerin doğacak çocuklarının sakatlık
ihtimali, içmeyen annelere göre yüzde 65 daha fazla.
Sigara kullanan hamilelerin doğan bebekleri, içmeyen
annelerin bebeklerine göre yaklaşık yüzde 10-15
eksik kilolu ve aynı oranda zeka eksikliğiyle
doğmaktadır. Sigara içen annelerde düşük olur, anne
sütü azalır. Ani bebek ölümleri olabilir.
Bebeklerin beyin ve akciğerleri zarar görür. Sigara
bebekte sinüzit, rinit, kronik solunum problemleri
(öksürük, geniz akıntısı) yapar.
Sigara içen kadınlar, içmeyen kadınlardan 10 yaş
fazla ihtiyarlamaktadır. Sigara içen kadınlarda
kısırlık 10 kat fazladır.
Sigara tiryakisi erkeklerin genlerinden P54 geni yok
olduğu için çocuklarının ileri yaşlarda kanser olma
ihtimali hiç sigara içmemiş bir babanın çocuklarına
göre 5 kat fazladır."
Güngör, sigaraya başlama yaşının 10 yaşın altına
kadar indiğini, bunun büyük tehlikeyi açıkça
gösterdiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:
"'Evde sigara içme özgürlüğü vardır. Ancak
çocuklarımıza zararı dokunduğu için bu özgürlük
değildir. Anne ve babalara sesleniyorum;
'Geleceğimizin güvencesi çocuklarımızın hayatlarını
karartmayın.
Çocuklarımızın vitrin olarak gördükleri sizler
sigarayla onlara kötü görüntü vermeyin. Onların
nikotin zehrine değil, vitamine, besine ve sevgiye
ihtiyaçları var. Onları bu insanlık düşmanı ile
zehirlemeyelim."
Sigara içen anne adaylarına uyarı Haberi, Sigara
içen anne adaylarına uyarı Haberleri, Sigara içen
anne adaylarına uyarı |
|
17 Şubat 2009
İşyerinde sigara içenler DİKKAT !
Kısa
sürede tüketilen sigara, sağlığı normale göre 3-4 kat daha fazla
tehdit ediyor.
Kapalı
alanlarda sigara içme yasağının getirilmesiyle birlikte, balkon ve
iş merkezlerinin dışına çıkılarak kısa sürede tüketilen sigaranın,
sağlığı normale göre 3-4 kat daha fazla tehdit ettiği bildirildi.
AA muhabirinin derlediği bilgiye göre, 3
Ocak 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulunda, sigara içme yasağı
kapsamını genişleten kanun teklifinin kabul edilerek yasalaşmasının
ardından tiryakiler, sigara içmek için yeni alanlar yaratmaya
çalışıyor.
Bu kapsamda yasa gereği büroda sigara
içemeyince, çalıştıkları işletmenin balkonlarına veya iş
merkezlerinin dışına çıkmayı tercih eden tiryakilerin, iş kaybı
yaşamamak adına peş peşe yaktıkları sigarayı daha kısa sürede
tükettikleri belirtiliyor. Öte yandan, masa başında iş arasında
ortalama olarak 5 dakikada tüketilen sigara, iş kaybından
endişelenen çalışanlar tarafından 3 dakika gibi kısa bir sürede
bitiriliyor.
Mersin Üniversitesi (MEÜ) Tıp Fakültesi
Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Bahar Ulubaş,
konuyla ilgili AA muhabirine yaptığı açıklamada, sigaranın, başta
akciğer ve mide kanserleri olmak üzere, ağız ve diş sağlığı için de
büyük zararlar oluşturduğunu söyledi.
Sigaranın içinde 4 binden fazla zararlı
maddenin bulunduğunu ifade eden Ulubaş, şöyle devam etti:
''Zararları neredeyse tüm tiryakiler
tarafından bilinmesine rağmen tüketilmeye devam edilen sigara, kısa
sürede içildiğinde zararlarını 3-4 kat artırıyor. Çünkü normal bir
hızla içilen sigaraya karşı vücut, direnç mekanizmasını
çalıştırabiliyor. Ancak vücut art arda gelen zehre karşı, diğerine
oranla çok güçsüz bir direnç gösteriyor. Bu nedenle zaman kaybı
yaşamamak uğruna, hastalıklara yakalanma riskini artırmayalım ve
sigaradan kurtulmak için gerekli tedbirleri almaya başlayalım.''
Sigaranın neden olduğu en önemli
rahatsızlıkların başında kanser riskinin geldiğine işaret eden
Ulubaş, getirilen yasağın bir anlamda tiryakilikten kurtulmak için
önemli bir fırsat olduğunu kaydetti.
-''MESAİ SAATLERİNDE SİGARA İÇİLMESİNE
İZİN VERİLMEMELİ''-
Sigara ile Savaşanlar Vakfı (SSV) Yönetim
Kurulu Başkan Yardımcısı Kıyas Güngör de kuruldukları 1994 yılından
bu yana çağın en önemli sorunlarından biri olan ve halkın sağlığını
ciddi bir şekilde tehdit eden sigaranın etkilediği halk kitlelerinin
korunması, uzun vadede sigaranın tamamen yok edilmesine öncülük
yapmaya çalıştıklarını söyledi.
Sigara bağımlılığının fiziksel yönün yanı
sıra beyinde oluşan alışkanlıklardan kaynaklandığına işaret eden
Güngör, ''Hayatımızda alışkanlıklar önemli yer tutar ve bunlar
hayatımıza yön verirler. Eylem ve davranışların sık sık
tekrarlanması beyinde alışkanlık yapar. Alışkanlıkların faydalı
olanları olduğu gibi zararlı olanları da vardır. Sigara bunların en
başında yer alır'' dedi.
''Peş peşe sigara içmenin tiryakiliğin ve
bağımlılığın ötesinde bir durum'' olduğunu söyleyen Güngör, şöyle
konuştu:
''Bu nedenle, Hayata geçirilmesinde
yaptığımız çalışmaların da önemli katkısının bulunduğu kapalı
mekanlardaki sigara içme yasağı, aslında önemli fırsatken, çoğu
tiryaki, kendince yeni mekanlar yaratıyor. Bu kapsamda çoğu zaman
işimizi yarıda bırakıp sigara molası bile veriyoruz. Çalışanların
sigaradan kurtulması için sorumlu amirlerin de üzerine görev
düştüğüne inanıyorum. Mesela caydırıcı olabilmek adına mesai
saatleri içerisinde sigara içilmesine izin verilmemeli. Çünkü bir
insanın bağımlılık için sigara içmesi bir nebze bile olsa kabul
edilse de 4-5 sigarayı art arda içmek kabullenilemez.''
16.Şubat.2009 10:50:27
Avrupa’da kapalı alanda sigara
içilmesini yasak olması nedeniyle Marlboro’nun geliştirdiği “yoğun
sigara” formülünde Türkiye’yi kobay olarak kullanmasına tepki geldi.
Eski Sağlık Bakanı Bülent Akarcalı, devletin sigara şirketleri
karşısında üç maymunu oynadığını ifade ederken, Yeşilay Başkanı
Necati Özfatura ve Sigarayla Savaşanlar Vakfı (SSV) Başkanı Kıyas
Güngör, Türkiye’nin az gelişmiş bir ülke olması nedeniyle Marlboro
tarafından bu şekilde “kobay” olarak kullanıldığını söylediler.
Marlboro yasaklar nedeniyle sigarayı dışarıda içmek zorunda kalan
kişiler için yeni bir sigara üretti. 7,2 santim boyunda üretilen ve
8,5 santimlik Marlboro ile aynı nikotin oranına sahip olan yeni
“yoğun sigara”nın Türkiye’de test edildikten sonra diğer ülkelerde
piyasa sürülmesi amaçlanıyor.
Akarcalı: “Türkiye 40 yıldır kobay oluyor”
Eski Sağlık Bakanı Bülent Akarcalı, Türkiye’nin sigara şirketleri
tarafından “kobay” olarak kullanılmasının yeni bir durum olmadığını
ifade etti. Akarcalı, “Marlboro’nun diğer sigaralarında SOS denilen
bir madde var ve içerisinde uyuşturucu olabileceği bile
belirtiliyor. Bunun kullanılma amacının ise bağımlılık yaptığı
söyleniyor. Bu bağımlılık yapan SOS’un Türkiye’ye ithalatını denetim
içine alacak ya da içinde neler olduğunu araştıracak bir çalışma
dahi yok. Bunu devlet düşünmediği gibi üniversitelerimiz dahi
düşünmemişler” dedi. Akarcalı, Türkiye’de sigara şirketlerine karşın
Maliye ve Sağlık Bakanlığı’nın korumacı davrandığına dikkat çekerek,
“Türkiye zaten 40 yıldır bu tür şeylerin kobayı olarak kullanılıyor.
Gümrüğün kontrolünde dahi değiller. Sigara söz konusu olunca devlet
buharlaşıp gidiyor, görevliler de üç maymunu oynuyor” dedi.
Yeşilay: “Az gelişmiş ülke olmanın sonucu”
Yeşilay Genel Başkanı Necati Özfatura gelişmiş ülkelerde sigara
içiminin azalırken az gelişmiş ülkelerde sürekli arttığına işaret
ederek, “Türkiye de bunlardan biri. Marlboro’nun pazar için
Türkiye’yi seçmesi çok doğal. Türkiye sigara pazarında dünyada 7’nci
pazar niteliğinde. Türkiye’de erkeklerin yüzde 60’ı kadınların yüzde
30’u hala sigara içiyor. Son 20 yılda Türkiye’de sigara içim yüzde
85 oranında arttı. Kapalı yerlerde sigara içmesini yasaklayan
yasanın bu oranı düşüreceğine inanıyorum” dedi. Özfatura, yasağın
pasif içicileri korumak amaçlı yapıldığına da dikkat çekti.
SSV: “Morris’in bir oyunu”
Sigarayla Savaşanlar Vakfı (SSV) Başkanı Kıyas Güngör de söz konusu
durumu “Morris’in bir oyunu” olarak niteledi. Philip Morris’in geri
kalmış ülkelere el attığının altını çizerken, “Türkiye de iyi bir
pazar, genç bir pazar. Jelâtini ve reklâm taktiği ile özendirici
oluyorlar. Türkiye’deki yasaklar caydırıcı oldukça Türkiye
pazarındaki kuvvetini yitirmemek için yeni taktikler
geliştiriyorlar” dedi. Güngör, Marlboro’nun yeni sigarasını üretme
amacının da Türkiye’de olduğu gibi diğer ülkelerde de gelirini
artırmak için olduğunu söyledi.
11/10/2008
|
 |
Sigarayla Savaşanlar
Vakfı (SSV) Genel Başkan Yardımcısı Kıyas Güngör, 19
Mayıs’ta yürürlüğe giren “Tütün Ürünlerinin Zararlarının
Önlenmesi ve Kontrolü Hakkındaki Kanun”un olumlu
etkilerinin her alanda görülmeye başladığını açıkladı.
|
|
(A.A.)
Sigarayla Savaşanlar Vakfı (SSV)
Genel Başkan Yardımcısı Kıyas Güngör, 19 Mayıs’ta
yürürlüğe giren “Tütün Ürünlerinin Zararlarının
Önlenmesi ve Kontrolü Hakkındaki Kanun”un olumlu
etkilerinin her alanda görülmeye başladığını açıkladı.
Halkın yasayı benimsediğini söyleyen Güngör, “Bugün
kapalı mekanların yüzde 90’ında sigara içilmiyor.
Özellikle artık devlet dairelerinde tertemiz bir hava
var. Ülkemizde iş yerlerinde sigara içenler, her yıl
pasif sigara dumanı ile 4 bin 500 civarında mesai
arkadaşlarının ölümüne neden oluyordu. Sigara yasağı
sayesinde ülkemizde her yıl 4 bin 500 çalışanın hayatı
kurtulacak” dedi.
|
|