|
Pasif içiciler de risk altında

Özellikle küçük yaşlardaki pasif sigara içiciliğinin,
ileriki yaşlarda astım ve bronşit gibi solunum yolu hastalıklarına
yol açtığına dikkat çeken Prof. Dr. Ramazan Demir, “pasif içicilik,
kansere neden olan pek çok hava kirletici maddeden daha
tehlikelidir” dedi.
Pasif sigara içiciliğinin hamilelik döneminde daha
tehlikeli boyutlara ulaştığını ifade eden Prof. Dr. Demir, şunları
kaydetti: “Sigara içilen ortamda maruz kalınan duman, pasif
içicilerden en çok çocukları ve hamile kadınları etkilemekte. Çünkü
gelişme döneminde olan akciğer ve beyin, bu dumandan daha çabuk
zarar görür. Hamilelik döneminde anne ve bebek arasında kan dolaşımı
yoluyla bir alışveriş vardır. Bu alışveriş sırasında anne karnındaki
bebek sigara dumanından çok çabuk etkilenir. Hamilelikte sigara içen
kadınların doğumları genellikle düşük ağırlıklıdır. Bebeklik
döneminden itibaren zatürree, astım, sinüzit, rinit gibi
rahatsızlıklar görülür. Çocuklarda sigara dumanının yol açtığı zarar
küçük yaşlarda hafif atlatılsa bile ileriki yaşlarda mutlaka astım
ve bronşit gibi solunum yolu hastalıkları olarak kendini gösterir.”
PASİF
İÇİCİLERDE KANSER RİSKİ
Pasif sigara içiciliğinin zararlarının sadece çocuklarla sınırlı
kalmadığını, ileriki yaşlarda da akciğer kanserinin en önemli
nedenlerinden biri olduğunu ifade eden Demir, Dünya sağlık Örgütü
verilerine göre, akciğer kanserlerinin yüzde 90’ının pasif veya
aktif sigara içiciliğine bağlı geliştiğini belirtti.
Pasif içiciliğin yol açtığı zararların, bulunulan ortama ve maruz
kalınan süreye göre değiştiğini ifade eden Demir, şu uyarılarda
bulundu: “Günümüzde hava kirletici özelliği bulunan birçok maddenin
kanser yapıcı etkisi olduğu bilinmektedir. Pasif sigara içiciliği
ise kanser yapıcı etkisi olan bu maddelerin çoğundan daha
tehlikelidir. Bu tehlike göz önünde bulundurulduğunda sigaranın
bırakılmasına yönelik kampanyalar kadar, içmeyen insanların da
sigaradan en az etkilenmesini sağlayacak uygulamalara önem
verilmelidir. Sigara içenlerin cezasını içmeyen insanlara
çektirmemek için bu tür uygulamalara Türkiye’de de önem verilmesi
gerekiyor.”
|