|
4207 sayılı
TÜTÜN MAMULLERİNİN
ZARARLARININ ÖNLENMESİNE DAİR KANUN
Amaç
Madde 1- Bu Kanunun amacı,
kişileri tütün ve tütün malullerinin zararlarından, bunların
alışkanlıklarını özendirici reklam, tanıtım ve teşvik
kampanyalarından koruyucu tertip ve tedbirler
almaktır.
Tütün ve tütün mamullerinin içilmesi yasaklanan yerler
Madde 2 - Sağlık,
eğitim-öğretim ve kültür hizmeti veren yerler ile kapalı spor
salonlarında ve toplu taşımacılık yapılan her türlü nakil vasıtaları
ve bunların bekleme salonlarında, kamu hizmeti yapan kurum ve
kuruluşlardan beş veya beşten fazla kişinin görev yaptığı kapalı
mekanlarda tütün ve tütün mamullerinin içilmesi
yasaktır.
Bu gibi mahallerde tütün ve tütün mamullerinin
içilebilmesi için ayrı yerler tahsis edilir. Tahsis edilen yerden,
sigara içilmeyen mahallere duman gidişini engelleyecek,
havalandırma, tecrit etme gibi tedbirler alınır.
Diğer
yasaklar
Madde 3 - Tütün ve tütün
mamullerinin isim, marka veya alametler kullanılarak her ne suretle
olursa olsun reklam ve tanıtımının yapılması veya bunların
kullanılmasını teşvik ve özendirici kampanyalar düzenlenmesi
yasaktır.
Onsekiz yaşından küçüklere tütün ve tütün mamulleri satışı
yapılamaz.
Uyarılar
Madde 4 - Tütün ve tütün
mamullerinin içilmesinin yasaklandığı yerlerde, yasağı ve buna
uymamanın sonuçlarını belirten uyarılar asgari on santimetrelik
puntolarla herkes tarafından görülebilir yerlere asılır veya
yazılır. Bu uyarıların yapılmasından ilgili yerlerin yetkili veya
amiri durumundaki kişi veya kişiler
sorumludur.
Türkiye'de üretilen veya ithal edilen tütün ve tütün
mamulleri paketinin üzerinde açıkça görülebilir ve rahatça
okunabilir şekilde, "Yasal uyarı: Sağlığa zararlıdır" ibaresi
konulur. Bu ibareyi taşımayan tütün ve tütün mamulleri ithal
edilemez ve satışa
çıkarılamaz.
Gümrük hattı dışı eşya satış mağazalarında satılan veya
yolcu beraberinde yurda sokulan tütün ve tütün mamulleri hakkında
ikinci fıkra hükmü uygulanmaz.
Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu ve özel televizyon
kurumları ayda en az doksan dakika tütün ve tütün mamulleri
alışkanlığının zararları konusunda uyarıcı ve eğitici mahiyette
yayınlar yapmak zorundadır.
Yasağa uymayanlar hakkında işlem
Madde 5 - Tütün ve tütün
mamullerinin içilmesinin yasaklandığı ve yasağa ilişkin yazılı
uyarıların bulunduğu yerlerde tütün ve tütün mamulleri içenlere,
ilgili yerin yetkilisi veya amiri durumundaki kişi tarafından yazılı
uyarı gösterilmek suretiyle yasağa uyması, aksi takdirde o yeri terk
etmesi gerektiği bildirilir. Bu bildirime rağmen tütün ve tütün
mamulleri içenler genel zabıta marifetiyle o yerden
uzaklaştırılır.
İdari para
cezası
Madde 6 - Bu Kanunun 4 üncü
maddesinin birinci fıkrasındaki zorunluluğu yerine getirmeyen tütün
veya tütün mamullerinin içilmesinin yasaklandığı yerin memur olmayan
yetkilisi veya amiri hakkında on milyon lira para cezası verilir.
Bu Kanunun 5 inci maddesine göre uyarıda bulunmayan tütün ve
tütün mamullerinin içilmesinin yasaklandığı yerin memur olmayan
yetkilisi veya amiri hakkında on milyon lira para cezası verilir.
Uyarıya rağmen tütün veya tütün mamulü içen kişi hakkında da aynı
ceza uygulanır. Bu Kanuna göre sorumluluğu yerine getirmeyen
memurlar hakkında ilgili mevzuat hükümleri
uygulanır.
Adli para
cezası
Madde 7 - Bu Kanunun 3 üncü
maddesinin birinci fıkrası ile 4 üncü maddesinin ikinci fıkrası
hükümlerine aykırı hareket edenlere on milyon liradan beşyüz milyon
liraya kadar ağır para cezası verilir. Tekerrür halinde bu cezanın
yukarı haddine hükmolunur.
Para cezasına ilişkin
hükümler
Madde 8 - 6 ncı maddede
yazılı para cezaları o yerin en büyük mülki amiri tarafından
verilir. Para cezalarına dair kararlar ilgililere Tebligat Kanunu
hükümlerine göre tebliğ edilir. Bu Kanuna göre verilen idari para
cezaları 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun
hükümlerine göre mahallin en büyük mal memurluğunca tahsil edilir.
İdari para cezalarına karşı yedi gün içinde sulh ceza mahkemesine
itiraz edilebilir.
Geçici Madde 1 - Bu Kanunun
yayımı tarihinden önce Türkiye'de üretilen veya ithal edilen tütün
ve tütün mamullerinin bir yıl süreyle 4 üncü maddenin ikinci
fıkrasında belirtilen şart aranmaksızın satışlarına devam
olunur.
Geçici Madde 2 - Bu Kanunun 2 nci maddesinin ikinci
fıkrası gereğince ayrı yer tahsisi, 3 üncü maddede yasaklanan reklam
panolarının kaldırılması ve 4 üncü maddesinin birinci fıkrası
gereğince yapılması gereken işler Kanunun yayımı tarihinden itibaren
bir yıl içinde yerine getirilir.
Yürürlük
Madde 9 -
Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
Madde 10 -
Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
KABAHATLER KANUNU
Kanun Numarası : 5326
Kabul
Tarihi : 30/3/2005
Yayımlandığı
R.Gazete : Tarih: 31/3/2005 Sayı : 25772 (M.)
Yayımlandığı
Düstur : Tertip : 5 Cilt : 44 Sayfa:
BİRİNCİ KISIM
Genel Hükümler
BİRİNCİ BÖLÜM
Amaç ve Kapsam, Tanım, Kanunîlik
İlkesi ve Kanunun Uygulama Alanı
Amaç ve kapsam
Madde 1-
(1) Bu Kanunda; toplum düzenini, genel ahlâkı, genel sağlığı,
çevreyi ve ekonomik düzeni korumak amacıyla;
a) Kabahatlere ilişkin genel ilkeler,
b) Kabahatler karşılığında
uygulanabilecek olan idarî yaptırımların türleri ve sonuçları,
c) Kabahatler dolayısıyla karar alma
süreci,
d) İdarî yaptırıma ilişkin kararlara
karşı kanun yolu,
e) İdarî yaptırım kararlarının yerine
getirilmesine ilişkin esaslar,
Belirlenmiş ve çeşitli kabahatler
tanımlanmıştır.
Tanım
Madde 2-
(1) Kabahat deyiminden; kanunun, karşılığında idarî yaptırım
uygulanmasını öngördüğü haksızlık anlaşılır.
Genel kanun niteliği
Madde 3-
(Değişik: 6/12/2006-5560/31 md.)
(1) Bu Kanunun;
a) İdarî yaptırım kararlarına karşı
kanun yoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksine hüküm
bulunmaması halinde,
b) Diğer genel hükümleri, idarî para
cezası veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren
bütün fiiller hakkında,
uygulanır.
Kanunîlik ilkesi
Madde 4-
(1) Hangi fiillerin kabahat oluşturduğu, kanunda açıkça
tanımlanabileceği gibi; kanunun kapsam ve koşulları bakımından
belirlediği çerçeve hükmün içeriği, idarenin genel ve düzenleyici
işlemleriyle de doldurulabilir.
(2) Kabahat karşılığı olan
yaptırımların türü, süresi ve miktarı, ancak kanunla belirlenebilir.
Zaman bakımından uygulama
Madde 5-
(1) 26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun zaman
bakımından uygulamaya ilişkin hükümleri kabahatler bakımından da
uygulanır. Ancak, kabahatler karşılığında öngörülen idarî
yaptırımlara ilişkin kararların yerine getirilmesi bakımından derhal
uygulama kuralı geçerlidir.
(2) Kabahat, failin icraî veya ihmali
davranışı gerçekleştirdiği zaman işlenmiş sayılır. Neticenin
oluştuğu zaman, bu bakımdan dikkate alınmaz.
Yer bakımından uygulama
Madde 6-
(1) 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun yer bakımından uygulamaya
ilişkin 8 inci maddesi hükümleri, kabahatler bakımından da
uygulanır. Ancak, kanunlarda aksine hüküm bulunan haller saklıdır.
Sayfa 1
9338
İKİNCİ BÖLÜM
Kabahatten Dolayı Sorumluluğun
Esasları
Kabahatin ihmali davranışla
işlenmesi
Madde 7-
(1) Kabahat, icraî veya ihmali davranışla işlenebilir. İhmali
davranışla işlenmiş kabahatin varlığı için kişi açısından belli bir
icraî davranışta bulunma hususunda hukukî yükümlülüğün varlığı
gereklidir.
Organ veya temsilcinin davranışından
dolayı sorumluluk
Madde 8-
(1) Organ veya temsilcilik görevi yapan ya da organ veya temsilci
olmamakla birlikte, tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde görev
üstlenen kişinin bu görevi kapsamında işlemiş bulunduğu kabahatten
dolayı tüzel kişi hakkında da idarî yaptırım uygulanabilir.
(2) Temsilci sıfatıyla hareket eden
kişinin bu sıfatla bağlantılı olarak işlemiş bulunduğu kabahatten
dolayı temsil edilen gerçek kişi hakkında da idarî yaptırım
uygulanabilir. Gerçek kişiye ait bir işte çalışan kişinin bu
faaliyeti çerçevesinde işlemiş bulunduğu kabahatten dolayı, iş
sahibi kişi hakkında da idarî yaptırım uygulanabilir.
(3) Kanunun, organ veya temsilcide ya
da temsil edilen kişide özel nitelikler aradığı hallerde de
yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanır.
(4) Birinci ve ikinci fıkra hükümleri,
organ veya temsilcilik ya da hizmet ilişkisinin dayanağını oluşturan
işlemin hukuken geçerli olmaması halinde de uygulanır.
Kast veya taksir
Madde 9.-
(1) Kabahatler, kanunda açıkça hüküm bulunmayan hallerde, hem kasten
hem de taksirle işlenebilir.
Hata
Madde 10-
(1) Türk Ceza Kanununun hata hallerine ilişkin hükümleri, ancak
kasten işlenen kabahatler bakımından uygulanır.
Sorumluluk
Madde 11-
(1) Fiili işlediği sırada onbeş yaşını doldurmamış çocuk hakkında
idarî para cezası uygulanamaz.
(2) Akıl hastalığı nedeniyle, işlediği
fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya bu fiille
ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede
azalmış olan kişi hakkında idarî para cezası uygulanmaz.
Hukuka uygunluk nedenleri ile
kusurluluğu ortadan kaldıran nedenler
Madde 12-
(1) Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, Türk Ceza Kanununun
hukuka uygunluk nedenleri ile kusurluluğu ortadan kaldıran nedenlere
ilişkin hükümleri, kabahatler bakımından da uygulanır.
Teşebbüs
Madde 13-
(1) Kabahate teşebbüs cezalandırılmaz.
Ancak, teşebbüsün de cezalandırılabileceğine dair ilgili kanunda
hüküm bulunan haller saklıdır. Bu durumda, Türk Ceza Kanununun suça
teşebbüse ve gönüllü vazgeçmeye ilişkin hükümleri, kabahatler
bakımından da uygulanır.
İştirak
Madde 14-
(1) Kabahatin işlenişine birden fazla kişinin iştirak etmesi halinde
bu kişilerin her biri hakkında, fail olarak idarî para cezası
verilir.
Sayfa 2
9339
(2) Özel faillik niteliğinin arandığı
durumlarda, kabahate iştirak eden ve bu niteliği taşımayan kişi
hakkında da fail olarak idarî para cezası verilir.
(3) Kabahate iştirak için kasten ve
hukuka aykırı işlenmiş bir fiilin varlığı yeterlidir. Kabahatin
işlenişine iştirak eden kişi hakkında, diğerlerinin sorumlu olup
olmadığı göz önünde bulundurulmaksızın idarî para cezası verilir.
(4) Kanunda özel faillik niteliğini
taşıyan kişi açısından suç, diğer kişiler açısından kabahat olarak
tanımlanan fiilin, bu niteliği taşıyan ve taşımayan kişiler
tarafından ortaklaşa işlenmesi halinde suça iştirake ilişkin
hükümler uygulanır.
İçtima
Madde 15-
(1) Bir fiil ile birden fazla kabahatin işlenmesi halinde bu
kabahatlere ilişkin tanımlarda sadece idarî para cezası
öngörülmüşse, en ağır idarî para cezası verilir. Bu kabahatlerle
ilgili olarak kanunda idarî para cezasından başka idarî yaptırımlar
da öngörülmüş ise, bu yaptırımların her birinin uygulanmasına karar
verilir.
(2) Aynı kabahatin birden fazla
işlenmesi halinde her bir kabahatle ilgili olarak ayrı ayrı idarî
para cezası verilir. Kesintisiz fiille işlenebilen kabahatlerde, bu
nedenle idarî yaptırım kararı verilinceye kadar fiil tek sayılır.
(3) Bir fiil hem kabahat hem de suç
olarak tanımlanmış ise, sadece suçtan dolayı yaptırım uygulanabilir.
Ancak, suçtan dolayı yaptırım uygulanamayan hallerde kabahat
dolayısıyla yaptırım uygulanır.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
İdarî Yaptırımlar
Yaptırım türleri
Madde 16-
(1) Kabahatler karşılığında uygulanacak olan idarî yaptırımlar,
idarî para cezası ve idarî tedbirlerden ibarettir.
(2) İdarî tedbirler, mülkiyetin kamuya
geçirilmesi ve ilgili kanunlarda yer alan diğer tedbirlerdir.
İdarî para cezası
Madde 17-
(1) İdarî para cezası, maktu veya nispi olabilir.
(2) İdarî para cezası, kanunda alt ve
üst sınırı gösterilmek suretiyle de belirlenebilir. Bu durumda,
idarî para cezasının miktarı belirlenirken işlenen kabahatin
haksızlık içeriği ile failin kusuru ve ekonomik durumu birlikte göz
önünde bulundurulur.
(3) (Değişik: 6/12/2006-5560/32 md.)
10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol
Kanununa ekli (I), (II) ve (III) sayılı cetvellerde yer alan kamu
idareleri tarafından verilen idarî para cezalarının ilgili
kanunlarında 1/6/2005 tarihinden sonra belirlenen oranın dışındaki
kısmı ile Cumhuriyet başsavcılıkları ve mahkemeler tarafından
verilen idarî para cezaları Genel Bütçeye gelir kaydedilir. Sosyal
güvenlik kurumları ile mahalli idareler tarafından verilen idarî
para cezaları kendi bütçelerine gelir kaydedilir. Diğer kamu kurum
ve kuruluşları tarafından verilen idarî para cezaları ise, ilgili
kanunlarındaki hükümler saklı kalmak kaydıyla, Genel Bütçeye gelir
kaydedilir. Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının verdiği
para cezaları, kendi kanunlarındaki hükümlere tâbidir. Kişinin
ekonomik durumunun müsait olmaması halinde, idarî para cezasının,
ilk taksitinin peşin ödenmesi koşuluyla, bir yıl içinde ve dört eşit
taksit halinde ödenmesine karar verilebilir. Taksitlerin zamanında
ve tam olarak ödenmemesi halinde, idarî para cezasının kalan
kısmının tamamı tahsil edilir.
(4) (Değişik: 6/12/2006-5560/32 md.)
Genel Bütçeye gelir kaydedilmesi gereken idarî para cezalarına
ilişkin kesinleşen kararlar, 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme
Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil
edilmek üzere Maliye Bakanlığınca belirlenecek tahsil dairelerine
gönderilir. Sosyal güvenlik kurumları ve mahalli idareler tarafından
verilen idarî para cezaları, ilgili kanunlarında aksine hüküm
bulunmadığı takdirde, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun
hükümlerine göre kendileri tarafından tahsil olunur. Diğer kamu
kurum ve kuruluşları tarafından verilen ve Genel Bütçeye gelir
kaydedilmesi gerekmeyen idarî para cezaları, ilgili kanunlarında
özel hüküm bulunmadığı takdirde genel hükümlere göre tahsil olunur.
(5) İdarî para cezası tamamen tahsil
edildikten itibaren en geç bir ay içinde durum, ilgili kamu kurum ve
kuruluşuna bildirilir.
Sayfa 3
9340
(6) Kabahat dolayısıyla idarî para
cezası veren kamu görevlisi, ilgilinin rıza göstermesi halinde bunun
tahsilatını derhal kendisi gerçekleştirir. İdarî para cezasını kanun
yoluna başvurmadan önce ödeyen kişiden bunun dörtte üçü tahsil
edilir. Peşin ödeme, kişinin bu karara karşı kanun yoluna başvurma
hakkını etkilemez.
(7) İdarî para cezaları her takvim yılı
başından geçerli olmak üzere o yıl için 4.1.1961 tarihli ve 213
sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri
uyarınca tespit ve ilân edilen yeniden değerleme oranında
artırılarak uygulanır. Bu suretle idarî para cezasının hesabında bir
Türk Lirasının küsuru dikkate alınmaz. Bu fıkra hükmü, nispi
nitelikteki idarî para cezaları açısından uygulanmaz.
Mülkiyetin kamuya geçirilmesi
Madde 18-
(1) Kabahatin konusunu oluşturan veya işlenmesi suretiyle elde
edilen eşyanın mülkiyetinin kamuya geçirilmesine, ancak kanunda açık
hüküm bulunan hallerde karar verilebilir.
(2) Mülkiyetin kamuya geçirilmesine
ilişkin karar, eşyanın;
a) Kullanılmaz hale getirilmesi,
b) Niteliğinin değiştirilmesi,
c) Ancak belli bir surette
kullanılması,
Koşullarından birinin yerine
getirilmesine bağlı olarak belli bir süre geciktirilebilir.
Belirlenen süre zarfında koşulun yerine getirilmemesi halinde
eşyanın mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilir.
(3) Mülkiyetin kamuya geçirilmesine
ilişkin karar kesinleşinceye kadar ilgili kamu kurum ve kuruluşu
tarafından eşyaya elkonulabileceği gibi; eşya, kişilerin
muhafazasına da bırakılabilir.
(4) Eşyanın mülkiyeti, kanunda açık
hüküm bulunan hallerde ilgili kamu kurum ve kuruluşuna, aksi
takdirde Devlete geçer.
(5) Eşyanın mülkiyetinin kamuya
geçirilmesine karar verilebilmesi için fail hakkında idarî para
cezası veya başka bir idarî yaptırım kararı verilmiş olması şart
değildir.
(6) Kaim değerin mülkiyetinin kamuya
geçirilmesine de karar verilebilir.
(7) Mülkiyeti kamuya geçirilen eşya,
başka suretle değerlendirilmesi mümkün olmazsa imha edilir.
(8) Mülkiyetin kamuya geçirilmesine
ilişkin karar, kesinleşmesi halinde yerine getirilir.
Saklı tutulan hükümler
Madde 19-
(1) Diğer kanunlarda kabahat karşılığında öngörülen belirli bir süre
için;
a) Bir meslek ve sanatın yerine
getirilmemesi,
b) İşyerinin kapatılması,
c) Ruhsat veya ehliyetin geri alınması,
d) Kara, deniz
veya hava nakil aracının trafikten
veya seyrüseferden alıkonulması,
Gibi yaptırımlara ilişkin hükümler,
ilgili kanunlarda bu Kanun hükümlerine uygun değişiklik yapılıncaya
kadar saklıdır.
Soruşturma zamanaşımı
Madde 20-
(1) Soruşturma zamanaşımının dolması halinde kabahatten dolayı kişi
hakkında idarî para cezasına karar verilemez.
(2) (Değişik:
6/12/2006-5560/33 md.) Soruşturma zamanaşımı süresi;
a) Yüzbin Türk Lirası veya
daha fazla idarî para cezasını gerektiren kabahatlerde beş,
b) Ellibin Türk Lirası
veya daha fazla idarî para cezasını gerektiren kabahatlerde dört,
c) Ellibin Türk Lirasından
az idarî para cezasını gerektiren kabahatlerde üç,
yıldır.
Sayfa 4
9341
(3) Nispî idarî para cezasını
gerektiren kabahatlerde zamanaşımı süresi sekiz yıldır.
(4) Zamanaşımı süresi, kabahate ilişkin
tanımdaki fiilin işlenmesiyle veya neticenin gerçekleşmesiyle
işlemeye başlar.
(5) Kabahati oluşturan fiilin aynı
zamanda suç oluşturması halinde suça ilişkin dava zamanaşımı
hükümleri uygulanır.
Yerine getirme zamanaşımı
Madde 21-
(1) Yerine getirme zamanaşımının dolması halinde idarî para cezasına
veya mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin karar artık yerine
getirilemez.
(2) Yerine getirme zamanaşımı süresi;
a) Ellibin Türk Lirası veya daha fazla
idarî para cezasına karar verilmesi halinde yedi,
b) Yirmibin Türk Lirası veya daha fazla
idarî para cezasına karar verilmesi halinde beş,
c) Onbin Türk Lirası veya daha fazla
idarî para cezasına karar verilmesi halinde dört,
d) Onbin Türk Lirasından az idarî para
cezasına karar verilmesi halinde üç,
Yıldır.
(3) Mülkiyetin kamuya geçirilmesine
ilişkin zamanaşımı süresi on yıldır.
(4) Zamanaşımı süresi, kararın
kesinleşmesi tarihinden itibaren işlemeye başlar.
(5) Kanun hükmü gereği olarak idarî
yaptırımın yerine getirilmesine başlanamaması veya yerine
getirilememesi halinde zamanaşımı işlemez.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Karar Verme Yetkisi ve Kanun Yolları
İdarî yaptırım kararı verme yetkisi
Madde 22-
(1) Kabahat dolayısıyla idarî yaptırım kararı vermeye ilgili kanunda
açıkça gösterilen idarî kurul, makam veya kamu görevlileri
yetkilidir.
(2) Kanunda açık hüküm bulunmayan
hallerde ilgili kamu kurum ve kuruluşunun en üst amiri bu konuda
yetkilidir.
(3) İdarî kurul, makam veya kamu
görevlileri, ancak ilgili kamu kurum ve kuruluşunun görev alanına
giren yerlerde işlenen kabahatler dolayısıyla idarî yaptırım kararı
vermeye yetkilidir.
(4) 4.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı
Ceza Muhakemesi Kanununun yer bakımından yetki kuralları kabahatler
açısından da geçerlidir.
Cumhuriyet
savcısının karar verme yetkisi
Madde 23-
(1) Cumhuriyet savcısı, kanunda açıkça hüküm bulunan hallerde bir
kabahat dolayısıyla idarî yaptırım kararı vermeye yetkilidir.
(2) Bir suç dolayısıyla başlatılan
soruşturma kapsamında bir kabahatin işlendiğini öğrenmesi halinde
Cumhuriyet savcısı durumu ilgili kamu kurum ve kuruluşuna
bildirebileceği gibi, kendisi de idarî yaptırım kararı verebilir.
(3) Soruşturma konusu fiilin kabahat
oluşturduğunun anlaşılması halinde Cumhuriyet savcısı bu nedenle
idarî yaptırım kararı verir. Ancak, bunun için ilgili kamu kurum ve
kuruluşu tarafından idarî yaptırım kararı verilmemiş olması gerekir.
Sayfa 5
9342
Mahkemenin karar verme yetkisi
Madde 24-
(1) Kovuşturma konusu fiilin kabahat oluşturduğunun anlaşılması
halinde mahkeme tarafından idarî yaptırım kararı verilir.
İdarî yaptırım kararı
Madde 25-
(1) İdarî yaptırım kararına ilişkin tutanakta;
a) Hakkında idarî yaptırım kararı
verilen kişinin kimlik ve adresi,
b) İdarî yaptırım kararı verilmesini
gerektiren kabahat fiili,
c) Bu fiilin işlendiğini ispata
yarayacak bütün deliller,
d) Karar tarihi ve kararı veren kamu
görevlilerinin kimliği,
Açık bir şekilde yazılır. Tutanakta,
ayrıca kabahati oluşturan fiil, işlendiği yer ve zaman gösterilerek
açıklanır.
Kararların tebliği
Madde 26-
(1) İdarî yaptırım kararı, 11.2.1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat
Kanunu hükümlerine göre ilgili kişiye tebliğ edilir. Tebligat
metninde bu karara karşı başvurulabilecek kanun yolu, mercii ve
süresi açık bir şekilde belirtilir.
(2) İdarî yaptırım kararının ilgili
gerçek kişinin huzurunda verilmesi halinde tutanakta bu husus açıkça
belirtilir. Bu karara karşı başvurabileceği kanun yolu, mercii ve
süresine ilişkin olarak bilgilendirildikten sonra kişinin karar
tutanağını imzalaması istenir. İmzadan kaçınılması halinde bu durum
tutanakta açıkça belirtilir. Karar tutanağının bir örneği kişiye
verilir.
(3) Tüzel kişi hakkında verilen idarî
yaptırım kararları her halde ilgili tüzel kişiye tebliğ edilir.
Başvuru yolu
Madde 27-
(1) İdarî para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin
idarî yaptırım kararına karşı, kararın tebliği veya tefhimi
tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde, sulh ceza mahkemesine
başvurulabilir. Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde
idarî yaptırım kararı kesinleşir.
(2) Mücbir sebebin varlığı
dolayısıyla bu sürenin geçirilmiş olması halinde bu sebebin ortadan
kalktığı tarihten itibaren en geç yedi gün içinde karara karşı
başvuruda bulunulabilir. Bu başvuru, kararın kesinleşmesini
engellemez; ancak, mahkeme yerine getirmeyi durdurabilir.
(3) Başvuru, bizzat kanunî temsilci
veya avukat tarafından sulh ceza mahkemesine verilecek bir dilekçe
ile yapılır. Başvuru dilekçesi, iki nüsha olarak verilir.
(4) Başvuru dilekçesinde, idarî
yaptırım kararına ilişkin bilgiler, bu karara karşı ileri sürülen
deliller açık bir şekilde gösterilir. Dilekçede ayrıca, başvurunun
süresinde yapılmasını engelleyen mücbir sebep dayanaklarıyla
gösterilir.
(5) (Değişik: 6/12/2006-5560/34 md.)
İdarî yaptırım kararının mahkeme tarafından verilmesi halinde,
bu karara karşı ancak itiraz yoluna gidilebilir.
(6) (Ek:
6/12/2006-5560/34 md.) Soruşturma konusu fiilin suç değil de
kabahat oluşturduğu gerekçesiyle idarî yaptırım kararı verilmesi
halinde; kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz edildiği
takdirde, idarî yaptırım kararına karşı başvuru da bu itiraz
merciinde incelenir.
(7) (Ek:
6/12/2006-5560/34 md.) Kovuşturma konusu fiilin suç değil de
kabahat oluşturduğu gerekçesiyle idarî yaptırım kararı verilmesi
halinde; fiilin suç oluşturmaması nedeniyle verilen beraat kararına
karşı kanun yoluna gidildiği takdirde, idarî yaptırım kararına karşı
itiraz da bu kanun yolu merciinde incelenir.
Sayfa 6
9342-1
(8) (Ek:
6/12/2006-5560/34 md.) İdarî yaptırım kararının verildiği işlem
kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idarî yargının görev alanına
giren kararların da verilmiş olması halinde; idarî yaptırım kararına
ilişkin hukuka aykırılık iddiaları bu işlemin iptali talebiyle
birlikte idarî yargı merciinde görülür.
Başvurunun incelenmesi
Madde 28-
(1) Başvuru üzerine mahkemece yapılan ön inceleme sonucunda;
a) Yetkili olmadığının anlaşılması
halinde dosyanın yetkili sulh ceza mahkemesine gönderilmesine,
b) Başvurunun süresi içinde
yapılmadığının, başvuru konusu idarî yaptırım kararının sulh ceza
mahkemesinde incelenebilecek kararlardan olmadığının veya başvuranın
buna hakkı bulunmadığının anlaşılması halinde, bu nedenlerle
başvurunun reddine,
Sayfa 7
9343
c) (a) ve (b) bentlerinde sayılan
nedenlerin bulunmaması halinde başvurunun usulden kabulüne,
Karar verilir.
(2) Başvurunun usulden kabulü halinde
mahkeme dilekçenin bir örneğini ilgili kamu kurum ve kuruluşuna
tebliğ eder.
(3) İlgili kamu kurum ve kuruluşu,
başvuru dilekçesinin tebliği tarihinden itibaren en geç onbeş gün
içinde mahkemeye cevap verir. Başvuru konusu idarî yaptırıma ilişkin
işlem dosyasının tamamının bir örneği, cevap dilekçesi ile birlikte
mahkemeye verilir. Mahkeme, işlem dosyasının aslını da ilgili kamu
kurum ve kuruluşundan isteyebilir. Cevap dilekçesi, idarî yaptırım
kararına karşı başvuruda bulunan kişi sayısından bir fazla nüsha
olarak verilir.
(4) Mahkeme, başvuruda bulunan kişilere
cevap dilekçesinin bir örneğini tebliğ eder; talep üzerine veya
re'sen tarafları çağırarak belli bir gün ve saatte dinleyebilir.
Dinleme için belirlenen günle tebligatın yapılacağı gün arasında en
az bir haftalık zaman olmasına dikkat edilir. Dinleme sırasında
taraflar veya avukatları hazır bulunur. Mazeretsiz olarak hazır
bulunmama, yokluklarında karar verilmesine engel değildir. Bu husus,
tebligat yazısında açıkça belirtilir.
(5) Ceza Muhakemesi Kanununun
tanıklığa, bilirkişi incelemesine ve keşfe ilişkin hükümleri, bu
başvuru ile ilgili olarak da uygulanır.
(6) Dinlemede sırasıyla; hazır bulunan
başvuru sahibi ve avukatı, ilgili kamu kurum ve kuruluşunun
temsilcisi, varsa tanıklar dinlenir, bilirkişi raporu okunur, diğer
deliller ortaya konulur.
(7) Mahkeme, ilgilileri dinledikten ve
bütün delilleri ortaya koyduktan sonra aleyhinde idarî yaptırım
kararı verilen ve hazır bulunan tarafa son sözünü sorar. Son söz
hakkı, aleyhinde idarî yaptırım kararı verilen tarafın kanunî
temsilcisi veya avukatı tarafından da kullanılabilir. Mahkeme son
kararını hazır bulunan tarafların huzurunda açıklar.
(8) Mahkeme, son karar olarak idarî
yaptırım kararının;
a) Hukuka uygun olması nedeniyle,
"başvurunun reddine",
b) Hukuka aykırı olması nedeniyle,
"idarî yaptırım kararının kaldırılmasına",
Karar verir.
(9) (Ek: 6/12/2006-5560/35 md.)
İdarî para cezasının alt ve üst sınırının kanunda gösterildiği
kabahatler dolayısıyla verilmiş idarî para cezasına karşı başvuruda
bulunulması halinde, mahkeme idarî para cezasının miktarında
değişiklik yaparak da başvurunun kabulüne karar verebilir.
(10) İkibin Türk Lirası dahil idarî
para cezalarına karşı başvuru üzerine verilen kararlar kesindir.
(1)
İtiraz yolu
Madde 29-
(1) Mahkemenin verdiği son karara
karşı, yargı çevresinde yer aldığı ağır ceza mahkemesine itiraz
edilebilir. Bu itiraz, kararın tebliği tarihten itibaren en geç yedi
gün içinde yapılır.
(2) İtirazla ilgili karar, dosya
üzerinden inceleme yapılarak verilir.
(3) Mahkeme, her bir itirazla ilgili
olarak "itirazın kabulüne" veya "itirazın reddine" karar verir.
(4) Mahkemenin verdiği karar taraflara
tebliğ edilir. Vekil olarak avukatla temsil edilme halinde ayrıca
taraflara tebligat yapılmaz.
(5) İdarî yaptırım kararının ağır ceza
mahkemesi tarafından verilmesi halinde bu karara karşı itiraz mercii
en yakın ağır ceza mahkemesidir.
––––––––––––––––––––––––––
(1) 6/12/2006 tarihli ve 5560
sayılı Kanunun 35 inci maddesiyle sekizinci fıkradan sonra gelmek
üzere (9) numaralı fıkra eklenmiş ve diğer fıkra numarası buna göre
(10) olarak teselsül ettirilmiştir.
Sayfa 8
9344
Vazgeçme ve kabul
Madde 30-
(1) Kanun yoluna başvuran kişi, bu konuda karar verilinceye kadar
başvurusundan vazgeçebilir. Vazgeçme halinde bir daha aynı konuda
başvuruda bulunulamaz.
(2) İlgili kamu kurum ve kuruluşu da
mahkeme tarafından karar verilinceye kadar kanun yolu başvurusunu
kabul ederek idarî yaptırım kararını geri alabilir.
Masrafların ve vekalet ücretinin
ödenmesi
Madde 31.-
(1) İdarî yaptırım kararına karşı kanun yoluna başvurulması harca
tâbi değildir.
(2) Kanun yoluna başvuru dolayısıyla
oluşan bütün masraflar ve vekalet ücreti, başvurusu veya savunması
reddedilen tarafça ödenir.
İKİNCİ KISIM
Çeşitli Kabahatler
Emre aykırı davranış
Madde 32-
(1) Yetkili makamlar tarafından adlî işlemler nedeniyle ya da kamu
güvenliği, kamu düzeni veya genel sağlığın korunması amacıyla,
hukuka uygun olarak verilen emre aykırı hareket eden kişiye yüz Türk
Lirası idarî para cezası verilir. Bu cezaya emri veren makam
tarafından karar verilir.
(2) Bu madde, ancak ilgili kanunda
açıkça hüküm bulunan hallerde uygulanabilir.
(3) 1.3.1926 tarihli ve 765 sayılı Türk
Ceza Kanununun 526 ncı maddesine diğer kanunlarda yapılan
yollamalar, bu maddeye yapılmış sayılır.
Dilencilik
Madde 33-
(1) Dilencilik yapan kişiye, elli Türk Lirası idarî para cezası
verilir. Ayrıca, dilencilikten elde edilen gelire elkonularak
mülkiyetin kamuya geçirilmesine karar verilir.
(2) Bu kabahat dolayısıyla idarî para
cezasına ve elkoymaya kolluk veya belediye zabıta görevlileri,
mülkiyetin kamuya geçirilmesine mülkî amir veya belediye encümeni
karar verir.
Kumar
Madde 34-
(1) Kumar oynayan kişiye, yüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.
Ayrıca, kumardan elde edilen gelire elkonularak mülkiyetin kamuya
geçirilmesine karar verilir.
(2) Bu kabahat dolayısıyla idarî para
cezasına ve elkoymaya kolluk görevlileri, mülkiyetin kamuya
geçirilmesine mülkî amir karar verir.
Sarhoşluk
Madde 35-
(1) Sarhoş olarak başkalarının huzur ve sükununu bozacak şekilde
davranışlarda bulunan kişiye, kolluk görevlileri tarafından elli
Türk Lirası idarî para cezası verilir. Kişi, ayrıca sarhoşluğun
etkisi geçinceye kadar kontrol altında tutulur.
Gürültü
Madde 36-
(1) Başkalarının huzur ve sükununu bozacak şekilde gürültüye neden
olan kişiye, elli Türk Lirası idarî para cezası verilir.
(2) Bu fiilin bir ticarî işletmenin
faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde işletme sahibi gerçek veya
tüzel kişiye bin Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar idarî
para cezası verilir.
(3) Bu kabahat dolayısıyla idarî para
cezasına kolluk veya belediye zabıta görevlileri karar verir.
Sayfa 9
9345
Rahatsız etme
Madde 37-
(1) Mal veya hizmet satmak için başkalarını rahatsız eden kişi, elli
Türk Lirası idarî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Bu kabahat dolayısıyla idarî para
cezası vermeye kolluk veya belediye zabıta görevlileri yetkilidir.
İşgal
Madde 38-
(1) Yetkili makamların açık ve yazılı izni olmaksızın meydan, cadde,
sokak veya yayaların gelip geçtiği kaldırımları işgal eden veya
buralarda mal satışa arz eden kişiye, belediye zabıta görevlileri
tarafından elli Türk Lirası idarî para cezası verilir.
(2) Yetkili makamların açık ve yazılı
izni olmaksızın meydan, cadde, sokak veya yayaların gelip geçtiği
kaldırımlar üzerine inşaat malzemesi yığan kişiye, belediye zabıta
görevlileri tarafından yüz Türk Lirasından beşyüz Türk Lirasına
kadar idarî para cezası verilir.
(3) Özel kanunlardaki hükümler
saklıdır.
Tütün mamullerinin tüketilmesi
Madde 39-
(1) Kamu hizmet binalarının kapalı alanlarında tütün mamulü tüketen
kişiye, ilgili idarî birim amirinin yetkili kıldığı kamu görevlileri
tarafından elli Türk Lirası idarî para cezası verilir. Bu fıkra
hükmü, tütün mamulü tüketilmesine tahsis edilen alanlarda
uygulanmaz.
(2) Toplu taşıma araçlarında tütün
mamulü tüketen kişiye, elli Türk Lirası idarî para cezası verilir.
Kabahatin özel hukuk kişileri tarafından işletilen toplu taşıma
araçlarında işlenmesi halinde bu ceza ilk başvurulan kolluk birim
yetkilileri tarafından verilir. Kamuya ait toplu taşıma araçlarında
işlenmesi halinde idarî para cezası verme yetkisi bakımından birinci
fıkra hükmü uygulanır.
(3) Özel hukuk kişilerine ait olan ve
herkesin girebileceği binaların kapalı alanlarında, tütün
mamullerinin tüketilemeyeceğini belirtir açık bir işarete yer
verilmesine rağmen, bu yasağa aykırı hareket eden kişiye, elli Türk
Lirası idarî para cezası verilir. Bu ceza, şikâyet üzerine en yakın
kolluk birimi yetkililerince verilir.
Kimliği bildirmeme
Madde 40-
(1) Görevle bağlantılı olarak sorulması halinde kamu görevlisine
kimliği veya adresiyle ilgili bilgi vermekten kaçınan veya gerçeğe
aykırı beyanda bulunan kişiye, bu görevli tarafından elli Türk
Lirası idarî para cezası verilir.
(2) Açıklamada bulunmaktan kaçınması
veya gerçeğe aykırı beyanda bulunması dolayısıyla kimliği
belirlenemeyen kişi tutularak durumdan derhal Cumhuriyet savcısı
haberdar edilir. Bu kişi, kimliği açık bir şekilde anlaşılıncaya
kadar gözaltına alınır ve gerekirse tutuklanır. Gözaltına ve
tutuklamaya karar verme yetkisi ve usulü bakımından Ceza Muhakemesi
Kanunu hükümleri uygulanır.
(3) Kişinin kimliğinin belirlenmesi
durumunda, bu nedenle gözaltına alınma veya tutuklanma haline derhal
son verilir.
Çevreyi kirletme
Madde 41-
(1) Evsel atık ve artıkları, bunların toplanmasına veya
depolanmasına özgü yerler dışına atan kişiye, yirmi Türk Lirası
idarî para cezası verilir. Bireysel atık ve artıkların atılması
halinde de bu fıkra hükmü uygulanır.
(2) Fiilin yemek pişirme ve servis
yerlerinde işlenmesi halinde işletme sahibi gerçek veya tüzel
kişiye, beşyüz Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar idarî para
cezası verilir.
Sayfa 10
9346
(3) Hayvan kesimine tahsis edilen
yerler dışında hayvan kesen veya kesilen hayvan atıklarını sokağa
veya kamuya ait sair bir alana bırakan kişiye, elli Türk Lirası
idarî para cezası verilir.
(4) İnşaat atık ve artıklarını
bunların toplanmasına veya depolanmasına özgü yerler dışına atan
kişiye, yüz Türk Lirasından üçbin Türk Lirasına kadar idarî para
cezası verilir. İnşaat faaliyetinin bir tüzel kişi adına yürütülmesi
halinde bu tüzel kişi hakkında verilecek idarî para cezasının üst
sınırı beşbin Türk Lirasıdır. Bu atık ve artıkların kaldırılmasına
ilişkin masraf da ayrıca kişiden tahsil edilir.
(5) Kullanılamaz hale gelen veya
ihtiyaç fazlası ev eşyasını bunların toplanmasına ilişkin olarak
belirlenen günün dışında sokağa veya kamuya ait sair bir yere
bırakan kişiye elli Türk Lirası idarî para cezası verilir. Bu
eşyanın toplanması hususunda belediye tarafından belirli aralıklarla
yılda üç günden az olmamak üzere belirlenen günler önceden uygun
araçlarla ilân olunur.
(6) Kullanılamaz hale gelen motorlu
kara veya deniz nakil araçlarını ya da bunların mütemmim cüzlerini
sokağa veya kamuya ait sair bir yere bırakan kişiye ikiyüzelli Türk
Lirası idarî para cezası verilir. Bunların kaldırılmasına ilişkin
masraf da kişiden ayrıca tahsil edilir.
(7) Bu kabahatler dolayısıyla idarî
para cezasına belediye zabıta görevlileri karar verir.
(8) Bu kabahatler dolayısıyla meydana
gelen kirliliğin kişi tarafından derhal giderilmesi halinde idarî
para cezasına karar verilmeyebilir.
(9) Bu madde hükümleri, belediye
sınırları içinde uygulanır.
(10) Özel kanunlardaki hükümler
saklıdır.
Afiş asma
Madde 42-
(1) Meydanlara veya parklara, cadde veya sokak kenarlarındaki kamuya
ait duvar veya alanlara, rızası olmaksızın özel kişilere ait
alanlara bez, kâğıt ve benzeri afiş ve ilân asan kişiye, yüz Türk
Lirasından üçbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir. Aynı
içerikteki afiş ve ilânlar, tek fiil sayılır.
(2) Birinci fıkra hükmü, yetkili
makamlardan alınan açık ve yazılı izne dayalı olarak asılan afiş ve
ilânlar açısından uygulanmaz. Bu izinde, afiş ve ilânın asılacağı
zaman dilimi açık bir şekilde gösterilir. Bu afiş ve ilânlar izin
verilen gerçek veya tüzel kişi tarafından bu sürenin dolmasını
müteakip derhal toplatılır. Toplatma yükümlülüğüne aykırı hareket
edilmesi halinde birinci fıkra hükmüne göre idarî para cezası
verilir.
(3) Bu afiş ve ilânların kaldırılmasına
ilişkin masraflar da ilgili kişilerden ayrıca tahsil edilir.
(4) Bu kabahatler dolayısıyla idarî
para cezasına, kolluk veya belediye zabıta görevlileri karar verir.
(5) Özel kanunlardaki hükümler
saklıdır.
Silah taşıma
Madde 43-
(1) Yetkili makamlardan ruhsat almaksızın kanuna göre yasak olmayan
silahları park, meydan, cadde veya sokaklarda görünür bir şekilde
taşıyan kişiye, kolluk tarafından elli Türk Lirası idarî para cezası
verilir.
Ek Madde 1- (Ek: 11/5/2005-5348/5
md.)
(1) 4.1.1961 tarihli ve 213 sayılı
Vergi Usul Kanununda yer alan vergi mahkemelerinin görevine ilişkin
hükümler saklıdır.
Sayfa 11
9347
Geçici Madde 1-
(1) Bu Kanunda ve 1 Haziran 2005
tarihinden sonra yürürlüğe giren diğer kanunlardaki idarî para
cezaları ile ilgili olarak geçen "Türk Lirası" ibaresi karşılığında,
uygulamada, 28.1.2004 tarihli ve 5083 sayılı Türkiye Cumhuriyeti
Devletinin Para Birimi Hakkında Kanun hükümlerine göre ülkede
tedavülde bulunan para "Yeni Türk Lirası" olarak adlandırıldığı
sürece bu ibare kullanılır. (1)
Geçici Madde 2-
(1) Bu Kanun hükümleri, yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla idare
mahkemelerinde dava açılarak iptali istenen idarî yaptırım kararları
hakkında uygulanmaz.
Geçici Madde 3-
(1) Daha önce verilmiş olan idarî para cezasına ilişkin kararlara
karşı henüz iptal davası açılmamış olmakla birlikte dava açma
süresinin geçmemiş olması halinde, bu Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihten itibaren onbeş gün içinde 27 nci madde hükümlerine göre
sulh ceza mahkemesine başvuruda bulunulabilir.
Yürürlük
Madde 44-
(1) Bu Kanun 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe girer. (2)
Yürütme
Madde 45.-
(1) Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
–––––––––––––––––
(1) 6/12/2006 tarihli ve 5560 sayılı
Kanunun 36 ncı maddesiyle bu maddede yer alan "Bu Kanunda"
ibaresinden sonra gelmek üzere "ve 1 Haziran 2005 tarihinden sonra
yürürlüğe giren diğer kanunlardaki idarî para cezaları ile ilgili
olarak" ibaresi eklenmiş ve metne işlenmiştir.
(2) Bu maddede yer alan "1 Nisan
2005“ ibaresi, 31/3/2005 tarihli ve 5328 sayılı Kanunun Geçici 1
inci maddesiyle "1 Haziran 2005“ şeklinde değiştirilmiş ve metne
işlenmiştir.
Sayfa 12
9348
5326 SAYILI KANUNA
EK VE DEĞİŞİKLİK GETİREN MEVZUATIN
YÜRÜRLÜĞE GİRİŞ TARİHİNİ GÖSTERİR LİSTE
Kanun
Yürürlüğe
No. Farklı tarihte yürürlüğe giren
maddeler giriş tarihi
5328
44
31/3/2005
5348 Ek
Madde 1 18/5/2005
Değiştiren
Kanun
Yürürlüğe
No. 5326 sayılı Kanunun değiştirilen
maddeleri giriş tarihi
5560
3,17,20,27,28 ve Geçici Madde 1
19/12/2006
|